Dünyadaki İlk Türk Futbolcu Kimdir?
Bir İzmirli’nin Gözünden, Futbolun ve Hayatın Esprili Yanlarıyla
Futbol… O büyük, o devasa dünya… Her anı heyecan, her saniyesi bir macera. Peki, futbolun doğuşuna bakarsak, orada bir Türk var mıydı? Bu yazı, “Dünyadaki ilk Türk futbolcu kimdir?” sorusunu sadece tarihsel bir bilgiyle değil, kendi eğlenceli bakış açımla ele alacak. Şimdi kendinizi rahat bırakın, biraz kafanızı dağıtın, çünkü futbolla ilgili bu yazıyı okurken belki de en çok güleceğiniz yerler burada olacak!
Futbolun Başlangıcı: Türklerin Sahaya Çıkışı
Hayat bazen insanı çok garip bir noktaya getirebiliyor. Mesela bir gün bir arkadaşım bana, “İzmir’de bir kafede futbol oynamaya başladık, sen de gelir misin?” dedi. Tabii, hemen kafamda ne kadar komik bir durum olur diye düşünüp, “Futbolu burada oynayacak kadar cesur değilim,” diye cevap verdim. Sonra “Dünyadaki ilk Türk futbolcu kimdir?” diye düşünmeye başladım. Acaba Türkler, futbolu Türkiye’ye ne zaman getirdiler? Hani şöyle bir tarihsel bakış açısı olsa… “Bir sabah, 1900’lerin başında, Anadolu topraklarında futbol oynamaya karar veren ilk adam, sıradan bir insan mıydı? Yoksa bu sporun hayatına girmesi bir ‘tesadüf’ müydü?”
Gerçekten de, Türkiye’de futbolun tarihi ilginç bir şekilde başladığında, ilk Türk futbolcuları, bu spora tamamen yabancıydılar. Yani, işin başında sadece İngilizler vardı, ancak zamanla Türkler de sahada yerlerini almaya başladılar. Peki, kimdi bu ilk Türk futbolcu?
Kimdi O İlk Türk Futbolcu?
Şimdi, konuyu tamamen ciddi şekilde ele alalım (Tabii biraz mizah da olsa da…), çünkü bu olay tarihe geçti. Dünyadaki ilk Türk futbolcu, İsmail Hakkı Tonguç’tu! Hani bazı şeyler vardır, hayatımıza girmesiyle tarihe damgasını vurur. İşte, 1911 yılında, İstanbul’da kurulan Galatasaray futbol kulübünde yer almış ve Türk futbolunun temellerini atan isimlerden biri olmuştur.
Tabii ki, sadece Türk futbolunun değil, o dönemin gençlerinin hayal dünyasında büyük bir iz bırakmıştır. Bizim İsmail Hakkı, topu ayağına aldığında, ne olup bittiği bir muamma hâline gelirdi. Zira futbolun bugünkü haline gelmesinde emeği büyük olan bir figürdür. Ama durun, burada bir şeyler eksik gibi hissediyorum… Yani, gerçekten futbolun başlangıcında yer alan ilk Türk futbolcu olmanın yanında, bu adamın ne kadar stresli bir hayatı olabilir ki?
İzmirli Bir Futbolseverin Günlük Yaşamında Futbol
Bir İzmirli olarak hayatımda futbol çok özel bir yere sahiptir. Hemen her arkadaşım futbol konuşur, bazen sadece takımlar üzerinden atışmalar yaparız ama çoğu zaman da gerçekte ne kadar da ‘taktiksel’ düşünmediğimizi fark ederiz. Çünkü biz İzmir’de futbola yeni başlamış bir nesiliz. “Yahu, bu kadar futbolu sevmek zorunda mıyız?” diye düşündüğüm anlar olmuştur. Öyle değil mi? Ama işin gerçeği, futbol bir yandan da çok ciddi bir mesele. Her gün mutlaka bir yerlerde, bir sahada, heyecanla maç izliyoruz.
Bazen arkadaşlarla sahaya çıkar, topu ben alırım ama kimseyi geçemem! O topu her yere sürerim ama hep top benden kaçarken, bir de bakarım ki diğerleri rahatça gol atıyor. Bu kadar basit olmalı mıydı? Bu yazı da, tıpkı futbol gibi, bazen ‘kaçan’ bir yazı oldu. Hem eğlenmeli, hem de üzerinde birazcık kafa yormalı.
İlk Türk Futbolcusuyla Sohbet
Beni futbolla ilgili düşündüren başka bir şey daha var. Eskiden, futbolcu olmak isteyen çocuklar nasıl eğitilirdi? Hani okullarda, mahallelerde… Düşünsenize, İsmail Hakkı Tonguç’un o dönemde futbol oynarken nasıl bir ortam vardı. Bir gün bu tarihî figürle hayali bir sohbet edelim, nasıl olur?
Ben: “İsmail Hakkı Bey, ilk Türk futbolcusuydunuz, o zamanlar gerçekten nasıldı bu iş?”
İsmail Hakkı Tonguç: “Tabii, o zamanlar futbol değil, biraz da cesaret işi gibiydi. Herkes birbirini tanımıyor, topun ne olduğunu anlamıyor, ama biz o topa güvenip oynamaya başladık. Şimdi siz her şeyin en iyisini yapıyorsunuz, ama o zamanlar… Ah, o zamanlar…”
Ben: “Peki, şimdiki futbolu nasıl buluyorsunuz?”
İsmail Hakkı Tonguç: “Vallahi ben topu orada görürsem, hâlâ seviyorum! Ama oyuncular biraz daha sakinleşmeli. Bazen futbolu tekme-tokat sanıyorlar!”
Tabii ki, burada sadece eğlenceli bir hayal kuruyorum ama aslında bir yandan da Türk futbolunun bugüne gelişine nasıl etki ettiğine dair küçük bir öngörü yapıyoruz. Geçmişte her şey daha basitti, ama bugün futbol endüstrisinin büyüklüğü göz önüne alındığında, işin içine çok daha fazla şey girmekte.
Modern Futbol ve Sosyal Hayat
Futbolun içine girince, aslında biraz kafamız karışıyor. İnsanlar bazen futbolu sadece seyirlik bir şey olarak görürler. Oysa futbol sadece bir oyun değil, aynı zamanda sosyal bir etkinliktir. İzmir’de arkadaşlarım da futbola büyük bir tutku ile bağlanmışlardır. Geçenlerde, mahalledeki çocuklarla futbol oynarken, bir an düşündüm… Türk futbolunun bu kadar büyük bir geçmişi olan bir spor olmasının yanında, acaba bir İzmirli olarak ben ne zaman gerçekten futbolu ‘anladım’?
Evet, belki o ilk futbol topunun peşinden sürüklenirken, aslında Türk futbolunun tarihine ne kadar etki ettiğimizi bilmiyoruz. Ama son tahlilde, Dünyadaki ilk Türk futbolcu kimdir? sorusunun cevabı İsmail Hakkı Tonguç’tur. O, bir anlamda Türk futbolunun başlangıç meşalesini yakan ilk isimdir. Kim bilir, belki de bugünün futbolunun temelleri, onun attığı adımlarda gizlidir. Yani, aslında her zaman “Bunu ben de yaparım” dediğimiz anlar var ya, işte Türk futbolunun doğuşunda da o “biz de yaparız” mantığı yatıyor.
Sonuçta…
Futbol her zaman eğlenceli, heyecanlı ve bir o kadar da komik olabiliyor. Ama bir gerçek var ki, Türk futbolunun temellerini atan ilk isim İsmail Hakkı Tonguç’tur. O zamanlar belki her şey çok farklıydı, ama bugün bile onun adını hatırlıyoruz. İzmirli bir genç olarak ben de futbolu seviyorum, ama hala bazen topu ayağımda tutmakta zorlanıyorum. Belki de, hayatın her anında olduğu gibi, bu konuda da biraz daha cesur olmamız gerek.
Futbol oynamak kolay değil ama ne yapalım, her zaman komik yanlarını bulmalıyız. Sonuçta, o topu hepimiz bir şekilde koşturuyoruz, değil mi?